Sağlıklı, ışıltılı ve pürüzsüz bir cildin sırrı, cildin en dış katmanında bulunan ve nemi içeride tutarken zararlı dış etkenlerin cilt dokularını temasını engelleyen cilt bariyerininin gücüne bağlıdır. Yanlış ürün kullanımı, çevresel faktörler ya da sert hava koşulları cilt bariyerinin dengesini bozarak ciltte kuruluk, kızarıklık ve hassasiyet gibi sorunlara neden olabilir.
Cildin en dış katmanını oluşturan cilt bariyeri, suyun ve nemin cildin alt katmanlarında kalmasını sağlayarak cildin sağlıklı görünmesine yardımcı olurken aynı zaman UV ışınları, hava kirliliği ve bakteriler gibi zararlı etkenlerin cilde temasını engeller.
Cildi yoran karmaşık rutinlerden kaçınarak onarım ve nemlendirme odaklı sade bir cilt bakım planı ile hasar görmüş bir cilt bariyerini onarmak ve böylelikle cildin deyim yerindeyse savunma mekanizması olan bu yapıyı yeniden inşa etmek mümkündür. Hassas bir süreç olmakla beraber birkaç doğru adım takip edilerek bu süreç sağlıklı biçimde yürütülebilir. Bu adımlar şunlardır:
Onarım sürecinde cildin ihtiyaç duyduğu yoğun nem desteğini sağlamak ve yatıştırmak büyük önem taşır. Embeauty’nin Cilt Yenileyici ve Bariyer Güçlendirici Yoğun Nemlendirici Kremi, içeriğindeki Hyalüronik Asit ve Panthenol sayesinde cildin doğal savunma mekanizmasını güçlendirirken derinlemesine nemlendirme sağlar.
Cilt bariyerinin fonksiyonlarını tam performansla yerine getirmesi yalnızca cilt problemlerini önlemekle kalmaz, aynı zamanda cildin gençliğini ve canlılığını da korumasına olanak tanır. Cilt bariyerini güçlendirmenin avantajlarını şöyle sıralayabiliriz:
Cilt bariyerini korumak ve güçlendirmek, cildin sadece bugünü için değil, gelecekteki sağlığı için de kritik bir yatırımdır.
Her ne kadar cilt bariyeri oldukça dayanıklı bir yapı olsa da, günlük hayattaki birtakım hatalı alışkanlıklar ve çevresel koşullar cilt bariyerinin bozulmasına neden olur. Bu faktörleri birkaç maddede aşağıdaki şekilde toparlayabiliriz:
Bu faktörlerin farkında olmak, bariyer hasarını önlemenin ilk ve en önemli adımıdır. Zarar veren etkenler ortadan kaldırıldığında ve doğru bir cilt bakım rutini uygulandığında cilt kendini onarma sürecine girebilir.
Ciltte aniden ortaya çıkan aşırı kuruluk, pul pul dökülme, geçmeyen bir gerginlik hissi ve kızarıklık, cilt bariyerinde hasar olduğunun en yaygın belirtileridir. Yine bunlarla bağlantılı olarak, normalde kullandığınız cilt bakım ürünlerinin cildinizde yanma ya da batma hissi yaratması da bariyerin zayıfladığının ve cildin dış etkenlere karşı daha tepki verir düzeye geldiğinin işaretleridir.
Bu sorunun yanıtı cilt bariyerindeki hasarın boyutuna ve kişinin yaşına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Genç ciltlerde bu süre daha kısayken yaş ilerledikçe veya hasar derinleştikçe süreç uzayabilir. Cilt bariyerinizin bozulduğunu fark ettiğiniz anda doğru cilt bakım rutini ve ürün grupları ile müdahale ederek düzenli nemlendirme sağlamanız iyileşme sürecini belirgin şekilde hızlandıracaktır.
Evet, cilt bariyeri kendini yenileme yeteneğine sahiptir. Epidermis tabakasındaki hücreler sürekli olarak yenilenerek cildin direncini artırır. Tabi yaşın ilerlemesiyle birlikte bu yenileme döngüsü doğal olarak yavaşladığında, cildin onarımına yardımcı olmak adına dışarıdan nemlendirici ve besleyici içeriklerle desteklenmesi gerekir.
Hassas bir cilde sahip olmak, genellikle cilt bariyerinin dış etkenlere karşı daha savunmasız ve reaktif olduğu anlamına gelir. Bu cilt tipinde agresif uygulamalardan kaçınmak ve cildin toleransını artıracak sakinleştirici adımlar atmak bakımın temelini oluşturmalıdır.
Hassas ciltlerde cilt bariyerini korumak için dikkat edilmesi gereken noktalar şöyledir:
Hassas cilt bakımında istikrar sağlamak ve cildin verdiği tepkileri doğru okumak sürecin en önemli parçasıdır. Embeauty’nin özel formülleri, hassas ciltlerin ihtiyaç duyduğu bakımı, cildi tahriş etmeden sunmayı hedefler.